• Gözde Buğuş

Covid-19’un Psiko-Sosyal Etkileri ve Ne Yapmalı:

Mart 2020 yılından beri hayatımıza giren Corona virüsün sağlığımıza olduğu kadar ekonomik ve sosyal yaşantılarımıza etkileri de hızlı ve derin oldu. Ortaya çıkan kanıtlar, salgının beden ve akıl sağlığı üzerinde dramatik etkileri olduğunu gösterirken, sosyal ve psikolojik sonuçlarının yıkıcılığını da vurgulamaktadır.

Zorunlu fiziksel mesafe gereklilikleriyle yaşamlarımızın birçok alanında kayıplar yaşadık ve yaşıyoruz. Alışılagelmiş rutinlerimizden, sosyal ağlarımızdan ve diğer insanlardan kopuştan kaynaklanan izolasyon hissi yüksek seviyelerde stres, korku, düşük ruh hali, sinirlilik, hayal kırıklığı ve can sıkıntısı ile beraber salgının yeni normallerinden olmaya başladı ne yazık ki.

Depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, sıkışmışlık ve ağırlık hissi, yalnızlık, uyku sorunları, alkol-madde kullanımı, intihar düşünceleri, ev içi şiddet, çocuk istismarı, işsizlik ve finansal güvensizlik salgının doğurduğu önemli psikososyal sonuçlardan bazılarıdır.

Uzayan pandemi süreciyle beraber maruz kaldığımız psikosoyal parametreler de gittikçe artmaktadır. Bu uzamış maruziyet sorunların büyümesine, mental zorlanmanın artmasına, başa çıkma yetilerinin zaman zaman yetersiz kalmasına ve psikolojik dayanıklılığın azalmasına neden olmaktadır.

Gelecek kaygısı ve yalnızlaşma psikolojik problemleri derinleştirirken kadınlar, işsizler, yoksullar, azınlıklar, yaşlılar, çocuklar ve dezavantajlı grupta olanlar psikososyal etkilenmeye en yatkın gruplar arasındadır.

Biliyoruz ki elbette Covid-19 virüsüne karşı mücadeleyi kazanacağız ve pandeminin fiziksel etkileri hafifleyecek lakin hayatlarımızda yarattığı psikososyal hasarlar ve değişimler toplumun geniş bir kesimini uzun bir süre daha etkilemeye devam edecek.


Ne Yapmalı?


‘Yeni normal’ olarak tanımladığımız sosyal yaşam kısıtlamalarımızın yarattığı böylesi bir psikososyal etkilenme dalgasıyla karşı karşıyayken hızlıca önlemler alınarak bu dalganın büyümesinin önlenmesi oldukça önemlidir. Bu durum en az korona virüsün yayılmasını engellemeye dönük önlemler kadar ciddiye alınarak psikolojik, sosyolojik ve mental etkilenmeyi azaltmaya yönelik tedbirler geliştirilmelidir.

Geliştirilebilecek tedbirler kapsamında oluşturulacak politikaların yanı sıra, toplumun bilgilendirilmesi, konuya özgü acil yardım kanallarının oluşturulması ve toplumun genelinin bu kanallara ulaşmasının sağlanması elzemdir. Bireysel olarak sosyal bağları güçlendirmek, psikolojik olarak iyi olma halimizi olumlu etkileyen faaliyetlere önem vermek, pandemiyi unutmamak ama sadece pandemiyle de yaşamamaya gayret göstermek bu sürçten etkilenmemizin azalmasına katkı koyabilir. Gerektiğinde psikososyal yardım istemenin ve yardım almanın faydaları da göz ardı edilmemeli.

Önümüzdeki tablo gösteriyor ki pandeminin getirdiği zorunlu koşullar azalarak da olsa uzun bir süre daha devam edecek. Bu ise sürecin psikolojik, sosyal ve ekonomik etkilerinin de uzun süre devam edeceği anlamına geliyor. O nedenle uzun soluklu bir mücadeleye de her açıdan hazırlıklı olunmalı. Elbette bu umutsuz günler sağlıklı ve umutlu günlere dönüşecek. O zamana kadar sağlıcakla…

17 görüntüleme